• Ana Sayfa
  • Yemek Tarifleri
  • Blog
  • Resimler
  • Videolar
  • Bugün Ne Pişirsem
  • Menüler



Kanser Hastası Iris'ten Mektup: Kanseri Sevmedim Ama Minnettarım

Kanser hastalığı ile mücadele eden 25 yaşında bir genç kız o.. Ve işte onun hepimize yazdığı etkileyici bir mektubu yayınlıyoruz.. Büyük dersler içeren tokat gibi bir mektup
Kanser Hastası Iris'ten Mektup: Kanseri Sevmedim Ama Minnettarım
Kanseri sevmedim ama minnettarım
Sorun aslında kanser değil, kemoterapi.
Evet belki kemoterapi görmeseydim ölecektim ama kemoterapinin de beni pek yaşattığını söyleyemem. Kemoterapi tümörümü yok ederken beni de darmaduman ediyor. Kanser teşhisi konmadan önce aylarca tümörümle birbirimizden habersizce, normal bir insan gibi yaşamıştık, kıtalar arası yolculuklar yapıp, en yakınlarımın düğününde göbek bile atmıştık. Tamam biraz abartıyorum son zamanlarda nefes darlığı, uyku sıkıntısı, gece terlemesi yaşıyordum ama kimseye muhtaç olmadan yuvarlanıp gidiyordum işte.
Gel gör ki teşhis konup kemoterapi başladığından beri 25 yaşında olmama rağmen kendimi 90'ına yaklaşmış bir nineden farksız hissediyorum. İki adım yol yürüyemiyorum, kendim hiç bir işimi halledemiyorum, bırakın yatağımı toplamayı, duşumu kendim alabilsem ne mutlu bana diyorum. Yemeğimden, giyinmeme, uyumamdan uyanmama yaptığım her şeyde birine bağlı olmak beni üzüyor. Kel olmayı saymazsak, geçtiğimiz altı ayda alışamadığım yegane şeylerden biri de birisine bu kadar bağlı yaşamak. Tek bir kişiye bağlanmaya herkes alışıktır genelde, ama benimki öyle değil yani tek bir kişiye değil herhangi bir kişiye bağlıyım ben.
Neyse ki güzel insanlar biriktirmişim. Ben göndersem de gitmeyen, her gün bana güç veren, gücümü hatırlatan insanlar. Güçsüz bilirdim kendimi, zayıf yönlerimi bilip onları geliştirmekten hep kaçtığım için her zaman en başından yenilgiyi kabullenenlerdendim. Ama bu sefer yenilemezdim. Ne kadar kaçsam da bu sefer savaşmak zorundaydım. Teşhis konduğu gün doktorun da dediği gibi 52 haftalık bir mücadele bekliyordu beni. Bende amatörce attım kendimi savaşa. Dedim ya kilit nokta aslında güzel insanlardı. Çünkü ben, hiç bir zaman kendim için bir şey yapmadım anca sevdiklerim için yaptım her şeyi. Bu savaşa da kendim için girdim sanmayın sakın. Sevdiklerim için girdim, kalbi benim için çarpan, duasında adım geçen herkesi mutlu etmek için. Kalbimde yer edinen, kalbinde yer edindiğim herkes benim için seferber olmuştu onları yüzüstü bırakmamak için girdim işte. Sevilmeyi ne kadar çok sevdiğimi hatırladım sayelerinde. Şimdi beni güçlü buluyorlar ya...
inanır mısınız bilmem ama beni güçlü bulan insanlardan aldım bu gücü. İlkokuldaki spor öğretmenimden, lisedeki sıra arkadaşımdan, evin karşısındaki otopark görevlisinden, karşı sokaktaki telefon tamircisinden aldım. Eklemeden edemeyeceğim; dini inançları pek güçlü olmayan ben, derdini veren Allah'ın gücünü de verdiğini gördüm. İğneden kaçmak için tebeşir tozu yutan ben, nelere gülüp geçmeye başladım.
Başlarda her şey çok pembeydi. Kanserdim (lenfoma) ve iyileşecektim hiç bir detaydan haberim yoktu. Hala gripmişim de 1 yıl sürüp geçecekmiş gibi geliyordu. Binlerce insan, yüzlerce telefon, onlarca ziyaretçi ve her gün aldığım tek bir ilaç 'Lustral' oyalıyordu beni. Salak gibiydim. Etrafımdaki herkesin neden bu kadar mutsuz ve panik halinde olduğunu anlamıyordum, çünkü henüz hiçbir şeyin farkında değildim. Günler geçtikçe ters orantı olmaya başlamıştı. İnsanlar rahatlamıştı, unutmuştu, boşlamıştı; benim paniğim ve mutsuzluğum ise gün geçtikçe artmıştı (6 ay 25gün geçti her gün artmaya devam ediyordu).
En çok gittiğim yer hastane, en çok duyduğum söz 'geçmiş olsun' olmuştu. İleride sayısız sayıda yapılmış olacak olan; damar yolu, kemoterapi, kan sayımı, intretekal, biyopsi gibi gerçekler teker teker değil bir anda yüzüme vurmaya başlamıştı.
Değişmiştim, ben değildim artık. Tenim, kokum, olmayan saçlarım ve gözlerimde ki ışık.
Sosyal hayatımdan, özgür ruhumdan, cinsel güdülerimden ve en acısı benliğimden çok kısa bir zamanda kopmuştum. Artık yegane muhabbetim ve düşündüğüm şey, kanımı hangi hemşirenin alacağı ya da nötrofillerimin ne kadar düşük olduğuydu. Bakmayın böyle yazıldığında okuması kolay oluyor ama böyle yaşaması inanın çok kolay değil. Tabi ki de ilk kanser olan genç ben değilim, keşke son olsam ama eminim ki son da değilim. Ama zor arkadaş. Ne kadar çok sevilseniz de, etrafınızdaki herkes tarafından günün her anı şımartılsanız da bu saatlerde yatağa girdiğinizde, ya da ne bileyim tuvalete girip instagram da gezindiğinizde boğazınız düğümleniyor işte.
Keşkeler,
Belkiler,
Nedenler,
Hayaller.
Pişmanlıklar da en kötüsü. Aklından geçirip yanlış olur, herkes ne der diye düşünüp yapmadığın her şey için 'ah be' diyorsun. Koşarak geri dönmek istiyorsun ama ya bir bardak soğuk su içiyorsun ya da kocaman bir iç çekiyorsun.
Kimseyi üzmek için ya da durumdan şikayet etmek için yazmıyorum bu satırları ama insan paylaşmak istiyor. İnşallah yaşamayın ve anlamayın hiç bir zaman şu yaşadıklarımı ama ne kadar zor olabileceğini bir hayal edin istiyorum arada.
Hayal edin ki şükür edebilin.
Her sabah uyandığınızda başta kendiniz olmak üzere etrafınızdaki herkesi ne kadar çok sevdiğinizi hatırlatın kendinize. Gülecek, şükür edecek sebepler yaratın. Lütfen daha çok gülün! Kendi gücünüzü asla küçümsemeyin. Bu yaşadıklarımın hiç birini yaşamanıza gerek yok gücünüzü görmek, kendinize saygı duymak için. 
Kanseri sevmedim, ama bana kendi içimde ki gücü gösterdiği için ona minnettarım.
Neyse siz sadece şükredin, o kadar aslında.
Iris Mercan haberleri">Iris Mercan
irismercan@hotmail.com 

Sizin İçin Seçtiğimiz Blog Yazıları


5000 Dolarlık Ayakkabıdan Kendisine Yaptı

5000 Dolarlık Ayakkabıdan Kendisine Yaptı

Akıllı kadın 5000 dolara satılan kadın ayakkabısının benzerini kendisine yaptı. 5000 dolarlık ayakkabının benzerini toplamda 40 dolara yapmış. Hamarat kadın ayakkabıyı yaparken her adımıda fotoğraflamış. Sizde kendinize böyle bir ayakkabı yapmak ister misiniz? Kaynak : www.reddit.com

35 Güzel Fikir ile Havlularınızla Banyonuza Güzel Bir Dekor Verin

35 Güzel Fikir ile Havlularınızla Banyonuza Güzel Bir Dekor Verin

Havlularınızı kullanarak 35 güzel fikirden biri ile banyonuzu güzelleştirebilirsiniz. Rengarenk banyo havluları ile banyonuzun ortamını değiştirmek işte bu kadar kolay. Bir insanın evde en çok vakit geçirdiği odalardan biri banyodur. Banyoda yapacağınız ufak tefek değişiklikler ile banyoda geçirdiğiniz zamanı daha keyifli ...

Banyolarınız için 15 Kullanışlı Fikir

Banyolarınız için 15 Kullanışlı Fikir

Banyonuzdaki eşyaları daha kullanışlı yapmak isterseniz bu 15 fikir işinize yarayabilir. Bir evin en önemli odalarından biri banyodur. Banyoda yapacağınız ufak tefek değişikliklerle banyoda daha eğlenceli bir zaman geçirebilirsiniz.

Cam Kavanozlardan Yapabileceğiniz 15 Kullanışlı Eşya

Cam Kavanozlardan Yapabileceğiniz 15 Kullanışlı Eşya

Boşta bekleyen cam kavanozlar ile eviniz için hem dekoratif hemde kullanışlı eşyalar yapabilirsiniz. Sizler için cam kavanozlardan yapılan 15 kullanışlı eşyadan hoşunuza gideni evinizde yapabilirsiniz.

Karpuzu Soyma Yöntemi

Karpuzu Soyma Yöntemi

Karpuzu fıstık gibi soyabilirsiniz. Çocuklarınızın doğum gününde ya da özel günlerde misafirlerinizi şaşırtmak isterseniz bu yöntemi kullanabilirsiniz. Karpuzu bu şekilde nasıl soyulduğunu anlatan videoyu da izleyebilirsiniz.

Köyde yaşamak için bir kaç sebep.

Köyde yaşamak için bir kaç sebep.

Şehir hayatından kaçıp, bir köye yerleşmek, sanırım herkesin istediği bir şey ama şehirlerden bir türlü vazgeçemiyoruz. İşte bu sebeple böyle bir galeri oluşturduk, belki bir kişinin fikrini değiştiririz.

İlginç Mutfak eşyaları

İlginç Mutfak eşyaları

Her biri kendi işini çözüyor önemli olan mutfakta hayatınızı kolaylaştırmaları değil, ilginç tasarımları böyle ilginç mutfak malzemeleri görüdünüzmü daha önce?